Kategori: Sample Data-Articles
Yayınlanma: 25 May 2012 Gösterim: 10673
Yazdır

ANADOLUDA ve TÜRK KÜLTÜRÜNDE DEVE;

 

            Deve; Ergenekon Destanında anlatıldığı gibi Atalarımızın hayatında Türklüğün başlangıcından beri yer almıştır. Ergenekon Destanında İl Hanın oğlu Kayı Han Göktürk yurduna geldiğinde burada Develeri bulduğundan söz edimektedir. Deve ilk günden beri Türk İnsanın ayrılmaz bir parçasıdır. Türklere ait birçok kaya resminde Develerin Türklerin hayatındaki yeri ayrıntılı bir şekilde resmedilmiştir. ( Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi- Altay Sayan Kaya Resimleri örnek verilebilir)

 

Deve Anadolu’ya Türklerin gelmesinden önce gelmiştir. Suriye-Anadolu sınırında ilk çift hörgüçlü develer görülmüştür. MÖ 1750-1700 ( Gordon 1939 Pl 755; Colon 2000)

Milattan Önce 546 yılında Sardisin Dışında Thymbra ovasında (Salihli) Lidya Kralı Kroisos ile Pers Kralı Kyros savaşmış. Lidya Kralı Savaşı develer sayesinde kazanmıştır ( Herodot)

 

Milattan Önce 475 ,2857 km uzunluğundaki Pers Kral yolu Susa dan İzmire kadar uzanıyordu ve Develer bu yolda yük taşıyorlardı.

 

MÖ 200 yıl dolaylarında İpek Yolu dediğimiz ticari yolda Deve kervanları kullanılıyordu.

 

 DEVE GÜREŞLERİ;

 

Deve Tüm Anadolu da , Özellikle Eğe Bölgesinde taşımacılığın yükünü taşıyan en önemli varlıktı. Eğe bölgesinde İlk Tren Hattı olan İzmir- Aydın Hattı yapılıncaya kadar bu böyle sürmüştür. Bu hat Deve Kervancılığı yapanların tüm karşı çıkmalarına karşın ulaşıma açılmıştır. Zamanla yolların yapılması, ulaşım araçlarının artması Deve Kervancılığı işini bitirmiştir.

 

Deve katarcılığı ile Anadolu’nun en önemli ürünleri zamanın önemli Limanlarından biri olan İzmir Limanından Avrupa’ya ulaştırılıyordu. Bu ürünlerin en önemlisi Afyonda üretilen Afyon Sakızıydı. Afyon Sakızını bir yıllık üretimini taşımaya develer yetmiyordu ve Bugünün Sandıklı’sında sandıklar içerisinde Afyon Sakızı depolanıyordu.

 

Tren Yolu ne hikmetse tarihi yerlere, yer altı, yerüstü zenginliklerimize kolay ulaşacak güzergahta inşa edildi.

 

İlk Seyircili Deve güreşi ,benim fikrimce, Germencik yerine Eski İsmiyle İnek Pazarı denen bugünün Ortaklarında, Menderes Magnezyası denen bölgede yapıldı. Çünkü bu bölge zamanın Avrupa’ya açılan Limanlarının kesişme noktası olan üçgende yer alıyordu., Deve Kervanlarının en büyük mola yeriydi. Deve Kervanları buradan İzmir Limanına, Balat Limanına ve Kuşadası Limanına ulaşıyorlardı.

 

Devecilerin kendi aralarında eğlence maksatlı başlattığı Develeri Güreştirmeleri, o zamanın aynı zamanda Pazar yeri olarak kullanılan bu yerde İnsanlarında seyrettiği bir eğlence haline geldi. Her kış Deve Güreşleri geleneksel olarak yapılmaya başlandı

 

TARİHTE DEVE GÜREŞLERİ:

 

DEVE GÜREŞİ MİNYATÜRLERİNE GÖRE DEVE GÜREŞLERİ TARİHİ

 

Deve güreşleri hakkındaki  ilk bilgiler 400 yıl dan daha uzun bir süre önce yapılmış İran ve Moğol çizimlerine dayanmaktadır. Bu çizimler  Tahranda ki Gulistan Kütüphanesindeki Muraqqa-i Gulshan  da bulunmaktadır. Bu çizimler Bihzad isimli 70 yaşında 1535 yılında vefat etmiş bir ustanın çizimidir.

 

capturewiz001b.jpg 

 

Bu minyatür iki devenin güreşini göstermektedir. Seyredenler develeri ayırmaya çalışmaktadırlar. Soldaki kişi devenin ön ayağını bir iple  asılmakta, diğeri havaya kaldırdığı sopa ile develeri korkutmaktadır. Arka taraftaki adam yün eğirmektedir. Develerde havut altı kıyafet vardır.

 

Deve güreşi ile ilgili şu an Topkapı sarayında bulunan başka bir minyatür vardır. 1954 yılında Richard Ettinghausen tarafından dikkat çekilmiştir.

 capturewiz001c.jpg

 

 

 Bu minyatürde İki devenin güreşi görülmektedir. Savranlar gemlerine bağlı iplerle develeri ayırmaya çalışmaktadır. Minyatürde Deve güreşiyle ilgilenmeyen iki insan figürüde bulunmaktadır. İlk minyatürde develer Tek hörgüçlüyken bu minyatürde develerden biri  çift hörgüçlüdür, diğeri belli olmamaktadır. İstanbul Albümlerindeki minyatürlerde develer tek hörgüçlüdür. Türkler Buradaki erkek develere "NER", dişi develere "MAYA" demektedirler. Bu develer çift hörgüçlü Bakterian develerin dişisiyle, tek hörgüçlü Dromeder erkek devenin çaprazlamasıyla elde edilmektedirler. Bu develer Kırgızistana, Orta Asyaya Türkiyeden yayılmışlardır.

Bu nedenle İran minyatürlerin bazılarında çift hörgüçlü, bazılarında tek hörgüçlü develer resmedilmektedir.

Çeviri/Derleme notu: İ.Caner Genç: Develerin kuyruğunun deve kıyafetine bağlanma şekli günümüzde de aynıdır.  Kuyruk sonunun bile günümüzle aynı olduğuna dikkat ediniz.

Aşağıdaki minyatür ise,

 capturewiz001d.jpg

 

 

15. yy ortalarına aittir.Develerin ağzı bağlanmıştır.

17. yy ait bir İsfehan minyatürü

capturewiz001e.jpg 

 

 

 capturewiz001f.jpg

 

1585 yılına ait bir minyatür

capturewiz001g.jpg 

 

1585 yılında Abd al Samad tarafından yapılan yukarıdaki  minyatürde  bir devenin diğer deveyi bağlaması görülmektedir. Savranlar deveyi ayaklarına taktıkları urganlarla ayırmaya çalışmaktadırlar.

Not: (İ.Caner Genç): kıyafetler ve giydirme şekilleri farklıdır.

 

Aşagıdaki minyatür 16. yy aittir.Boston daki Güzel Sanatlar müzesindedir.

 

capturewiz001j.jpg 

 

Aşagıda 17. Yy ait bir İsfehan çizimi görülmektedir.

 

 capturewiz001k.jpg

 

Aşagıda İrandaki kazılarda bulunan 4. Yada 5.yy ait Boston da Güzel Sanatlar Müzesinde bulunan Bronz heykelcikler görülmektedir.

 capturewiz001l.jpg

 Kazakistanda, Urallarda Deve güreşlerine ait  kaya figürleri bulunmaktadır.

 

Develerin güreştirilmelerine ait figürler 15. Yy den 19. Yy kadar uzanmaktadır. Bu minyatürlerden anlaşılmaktadır ki Deve Güreşleri 15.yy başlamış, günümüzde sadece ülkemizde bir festival havasında devem eden bir etkinliktir.  Elimizde 1830 yıllarında İngiliz gezginler tarafından yazılan İzmirde ki bir düğündeki deve Güreşine ait ve gene aynı tarihte Magnezia a da yani Ortaklarda yapılan deve güreşine ait gezi notları vardır. Bu notlar ileride yayınlanacaktır.

 

Kaynak: Maquarnas

 

İ.Caner Genç

FORUM

far3